DİYALİZ FİSTÜLÜ


Diyaliz fistül sorunları

Kronik böbrekyetmezliği ülkemizde 50 binin üzerinde insanın sağlığını tehdit eden bir halk sağlığı sorunudur. Hastalar hemodiyaliz, periton diyalizi veya böbrek nakli ile hayatta kalabilmektedir. Konumuz itibariyle vasküler erişim yolları yani diyaliz fistül sorunları, kalıcı ve geçici kateter sorunlarına değinilecektir.

 

Bu hastalar için bu erişim yolları, onların hayatla bağlantıları, soluk boruları gibidir. Hastaların diyaliz tedavisi demek iyi fonksiyon gören bir erişim yoludur. Bu hastaların en sık hastaneye yatış nedeni bu erişim yollarının sorunlarıdır. yani diyaliz fistülünün hiç çalışması- istenilen düzeyde çalışmaması veya yerleştirilmiş olan kateterlerinin fonksiyonlarının yetersizliğidir.

 

Bu nedenle diyaliz tedavisi için erişim yollarının fonksiyonlarının korunması, fonksiyonu bozulduğunda zamanında tanının konması ve tedavisinin yapılması hem hasta hem hekimi için oldukça önemlidir. Çünkü erişim yollarında yaşanan sorunlar hastanın uygulmakta olan diyaliz programını engellemektedir.

 

Bu durumda hastanın diyalizinin sürdürebilmesi için başka arayışlara gidilmekte, yeni erişim yolları, geçici kateter kullanımı, yeni lokalizasyonda yeniden fistül açılması anlamına gelmektedir.

Ayrıca bu hastalarda daha önceden yapılmış fistül operasyonlarına ve kateter takılmasına bağlı olarak gelişen damar tıkanıklıkları, uygun bir erişim yolu bulmayı güçleştirmektedir.

Bu yüzden hastanın diyaliz programının aksamaması ve fonksiyonunu yerine getiremeyen erişim yolunun kurtarılması için altta yatan nedenin bir an önce teşhis edilmesi gerekmektedir.


Peki ne yapmalı?

Hastaların eğitimi tedavinin çok önemli ayağıdır. hastlarımızın diyaliz fistüllerini muayanesini ve fistülde hafif dokunuşla hissedilen sese duyarlılıkları çok önemlidir. Sesteki herhangi bir değişikliğe karşı uyanık olmalıdırlar.

Ayrıca diyaliz işlemi sırasında erişim yolunda (akses) sorun olduğunu haber veren bulgulara karşı dikkatli olunmalıdır; diyaliz sırasında yüksek venöz basınç, kötü atardamar akımı ve kanulasyon güçlüğü gibi sorunlar olduğunda fistül sorunları konusunda bilgiler verebilir.

Son gelişmelerle birlikte nefrolog, damar cerrahi, girişimsel radyologdan oluşan eşgüdümlü çalışma içinde girişimsel radyolojinin hem tanı, hem tedavi aşamasında rolü giderek artmıştır.


Çalışmayan diyaliz fistüllerinin tanısı nasıl konur?

Her girişimsel radyoloji uzmanının elinin altında bulunana basit ve kolay bir uygulamaolan renklidoppler inceleme deneyimli ellerde sorunun kaynağını ortaya koyabilir ve yol göstericidir. Bunun çözüm olmadığı durumlarda fistülogram ve venogramlarla kesin tanır konur ve bu işlemler altın standarttır.

Diyaliz erişim yolunda girişimsel radyolojinin rolü fistül ameliyatından önce başlar; fistül açılacak damarların renkli dopplerultrason ile incelenmesi damar haritasının çıkarılması, uygun damarlar konusunda damar cerrahına detaylı bilgiler sağlar. Bu da fistül sağ kalımının çok önemli bir basamağıdır.


Çalışmayan diyaliz fistüllerinin tekrar çalışması mümkünmü?

Evet mümkün. Öncelikle renkli doppler inceleme ve gerekirse fistülogram veya venografi yapılarak sorunun kaynağı ortaya konur. 1-3 mm lik delikten damara girilerek tıkalı damar açılır. Tüm işlemler anjiografi altında yapılır. Yapılan işlemler ameliyat olmadığından genel anestezi gerekmez. Hastalar aynı gün taburcu edilir, hastane yatışı gerekmez.


Kalıcı veya geçici kateter takılması
Girişimsel radyoloji birimizde tüm diyaliz kateterleri diğer tüm işlemlerimizde olduğu gibi görüntüleme (ultrason, anjiografi, skopi) eşliğinde yapılmaktadır. işlem lokal anestezi yapıldıktan sonra ultrason eşliğinde damara girilir, pnomotoraks, hemotroraks gibi körleme girimlerin sakıncalarını sıfıra indirir. Anjiografi ile devam edilerek kateterin ucunun uygun pozisyonda olduğundan emin olunduktan sonra işlem sonlandırılır.

 

Diyaliz hastalarının diğer sorunları
Daha önce de belirtildiği gibi bu hastalarda daha önceden yapılmış fistül operasyonlarına ve kateter takılmasına bağlı olarak sık olarak damar tıkanıklıkları gelişmektedir. Bu bazen kol damarlarında olabileceği gibi vücudun büyük toplardamarlarında da tıkanıklar meydana gelebilir ve bunların açılması gerekir. Tıkanıklık gelişen damar hangi uzvun toplardamarı ise ki sıklıkla kollarda olur ; ödem ve şişlik meydana gelir. Damarlar açıldıktan sonra şişlikler hızla geriler.


Diyaliz hastalarının damar tıkanıklarını nasıl açarız?

Tıkanıklık gelişen damara erişmek için en uygun damara yani kol veya bacak damarlının birine 1-3 mm lik delik açarak gireriz. Anjiografi eşliğinde tıkanık damara ulaşarak, genel anestezi gerektirmeksizin o damarı açarız. Hastane yatışı gerekmez, hastalar aynı gün taburcu olurlar.

Bu sayfa içeriğini beğendiniz mi? Sosyal medyada paylaşın!