Biyopsi

GÖRÜNTÜLEME EŞLİĞİNDE İĞNE BİYOPSİSİ

Biyopsi işlemi hastalıkların tanısı koymak için ilgili organ veya dokunun bir parçasının alınmasıdır. Bu işlem hastalığın tedavisini planlamanın önemli bir aşamasıdır. Görüntüleme eşliğinde biyopsi ise bu işlemin kapalı bir şekilde görüntüleme cihazları (ultrason, tomografi ) eşliğinde bir iğne aracılığıyla yapılmasıdır. İşlem genel anestezi gerektirmez, sadece lokal olarak iğnenin girişi yeri uyuşturulur. Bu açıdan ağrısız olarak işlem gerçekleştirilmiş olur.


Biyopsi yapılacak organa göre ultrason veya tomografi ile işlem yapılarak vücuda körleme iğne batırmanın tüm sakıncaları ortadan kaldırılır. Hızlı ve kolay bir şekilde biyopsi işlemi gerçekleştirilerek konforlu bir şekilde hastalar taburcu edilir. Bazı hastalarda birkaç saat yatış dışında genelde yatış gerekmez, aynı gün hastalar günlük hayatlarına dönerler.


Memorial hastanesi girişimsel radyoloji merkezimizde tüm vücut bölgelerinden, ulaşılması zor dokulardan biyopsi alınabilmektedir.

NASIL YAPILIR?
Öncelikle Ultrason, tomografi, MR ve PET-CT ilebiyopsi istenen bölge değerlendirilir ve biyopsi gerekliliği ortaya konur. Detaylı radyolojik incelemelerle organ ve kitlenin en uygun yeri, sonuç alıcı ve en az zarar verici yeri seçilerek işleme geçilir.


Hastada korku ve endişe varsa damardan rahatlatıcı ilaçlar verilir. İşlem yapılacak organ veya dokuya göre ultrason veya tomografi eşliğinde giriş yeri belirlenerek işleme başlanır; girişi yeri lokal anestezi ile uyuşturularak 1-2 mm lik bir delik açılır, ultrason veya tomografinin rehberliğinde biyopsi alınacak dokuya ince bir iğne ile ulaşılır ve biyopsi alınır. Ultrason ve tomografinin iğnenin deriden giriş yerinden biyopsi alınacak dokuya dek iğneyi görüntüleyerek hem başka organlarda oluşabilecek zararları önler, hem de biyopsi işlemini tam hedefinde görerek başarıyla işlemin gerçekleşmesini sağlar.


Genel olarak işlem ağrısızdır, hastalar işlemden hemen sonra günlük yaşamlarına dönerler. Ancak akciğer, karaciğer ve böbrek gibi organlardan alınan biyopsilerden sonra kanama kontrolü gerektirdiğinden 4-5 saat yatış yapılarak takip edilir, sonrasında evine gönderilir.

 

HANGİ İĞNELER KULLANILIR?
İki tür biyopsi işlemi yapılmaktadır; ince iğne aspirasyon biyopsisi ve kalın iğne doku biyopsisi (tru-cut biyopsi ).
Merkezimizde İnce iğne aspirasyon biyopsileri tiroid ve bazı meme lezyonlarında, kalın iğne ise diğer tüm dokularda kullanılmaktadır.


-ince iğne aspirasyon biyopsisi: bu iğneler kalçadan yapılan iğneler kadar incedir. Kanama riskinin az olması en önemli avantajıdır. Tiroid dokusu gibi yüksek kanlanması olan dokularda her zaman bu işlem yapılır. İnce iğne aspirasyon biyopsisinde doku alınmaz, sadece dokuya ait hücreler alınır. Bu yüzden tanıya gitmek bazen yeterli olmayabilir, tekrarı gerekebilir. Ayrıca biyopsi alınan dokunun sadece iyi ve kötü huylu olduğunu söyler, tedavi planlamak için yeterli bilgiyi vermeyebilir.


-kalın iğne biyopsi veya doku biyopsisi: yaklaşık kalınlığı 1 mm olup bir kürdan çöpünden daha incedir. İğnenin ucunda bulunan kesici kısımla parça biyopsi yapılmış olur. Tanı koyma ihtimali çok yüksek tekrarı azdır. Özellikle tümör biyopsilerinde kullanılır ve tümörün tanısını ortaya koyarak tedavi planlanmasının en önemli basamağıdır.

Bu sayfa içeriğini beğendiniz mi? Sosyal medyada paylaşın!