Damar Sertliği

Periferik arter hastalığının en sık nedeni damar sertliği dediğimiz aterosklerozdur. Tüm vücut atardamarlarında yaygın görünmekle birlikte beyin, boyun, kalp, kol ve bacak atardamarlarında sık görülür.


Peki ne yapar bu hastalık?

Etkilediği organın atardamarlarında yağ dokusu içeren aterosklerotik plaklarla önce damarı daraltır, zamanla tıkanmaya yol açar. Hangi damarı tıkarsa o damarın beslediği dokularda besin ve oksijen verilememesine bağlı beslenme bozukluğu ve organın işlevini yerine getirememesine neden olur; kalpte meydana gelirse kalp krizi, beyinde olursa inme, bacaklarda meydana gelirse kladikasyo dediğimiz yürüme zorlukları ve iyileşmeyen ayak yaralarıyla karşılaşılır.

Neden önemlidir?

65 yaş üstünde %15-20 oranında damar sertliği yani aterosklerotik atardamar hastalığı görülür.
Dünyadaki tüm ölümlerin üçte biri, Türkiye’deki tüm ölümlerin yarısı kalp ve damar hastalıklarına bağlı olur. Sadece periferik arter hastalığı varlığı yani kalp ve beyin dışı damar tıkanıklıkları varlığı pek çok kanser türünden daha fazla hasara ve ölüme yol açar.

Kimlerde görülür?

Her yaş grubunda görülebilmekle beraber 50 yaş üzeri, şeker hastalığı olan, obezlerde, sigara içenlerde, erkeklerde, sedanter yaşam, ailesel yatkınlık, hipertrigliseridemi ve hipertansiyonu olan insanlarda daha sık görülür. Ailesel hikayenin olması ve cinsiyet dışında diğer risk faktörleri kontrol altına alınabilir ve ateroskleroz yavaşlatılabilinir.

Belirtileri nelerdir?

Damar tıkanıklığı tuttuğu organa göre belirti varir; Kalpte meydana gelirse kalp krizi, beyinde olursa inme-felç meydana gelir.
Bacak damar tıkanıklığı olursa hastaların üçte biri belirti vermezken yürümekle gelen ve isitirhatle geçen bacak ağrısı en tipik belirtisidir. Damarın tıkanıklık düzeyine bağlı olarak kimi hasta 100 metrede kimi 500 metrede ağrı hisseder, yürüyemez olur bir süre dinledikten sonra ağrı geçer, tekrar yürümeye başlar ve aynı mesafede tekrar ağrı başlar. Hastalar uyluk ve baldırlarda etli bölgelerinde ağrı duyarlar. Çoğu insan bu ağrıyı yaşlanma sürecinin bir parçası zannedip doktora başvurmaz bu ağrı ile yaşarlar.
Tıkanıklık ilerledikçe bacaklarda soğukluk, uyuşma, deride renk değişikliği ve iyileşmeyen ayak yaraları oluşur.

Tanı nasıl konur?

Öncelikle hastaların şikayetleri çok tipiktir; yürümekle başlayan istirhatle geçen bacak ağrısı.
Dikkatli bir fizik muayene yapıldıktan sonra her girişimsel radyoloji uzmanın elinin altında bulunan doppler us çok değerli bilgiler verir. Gereklik halinde tomografi, MR ve anjiografi ile tanı konur ve tıkanıklık olan atardamar varsa tedavi planlanır.

Tedavisi mümkün mü?

Evet mümkün. Tıkalı damarlar anjiografi altında ameliyatsız olarak veya ameliyatla tedavi edilebilir. Dünyada tıkalı bir damarı açan ilaç yoktur. Kan sulandırıcı olarak kullanılan ilaçlar açık damarların tıkanmasını kolaylaştıran faktörleri ortadan kaldırır ve bu açıdan çok faydalıdırlar. Hastalığı oluşturan risk faktörlerini ortadan kaldırmak, kan sulandırıcı ilaç kullanımı tıkanıklığın anjiografi ile ameliyatsız açılmasından sonra kullanılan açıklığın devamına büyük katkı sağlayan destekleyici tedavilerdir.
Yaşam tarzının değiştirilmesi tedavinin önemli bir parçasıdır. Şeker ve hipertansiyonun kontrol altına alınması, sigaranın bırakılması, düzenli egzersiz önemli ölçüde hastalığın ilerlemesini önlemektedir.

 

Ameliyatsız çözüm ?

Girişimsel radyoloji uzmanı olarak her işlemde olduğu gibi görüntüleme kılavuzluğunda kasıktaki veya işlem başarısına katkı sağlayacak uygun damara (kol, el bileği vb) küçük bir borucuk yerleştirilerek tıkalı damara ulaşılır yüksek teknolojik cihazlarla damar açılır. Kasıktaki 1-3 mm lik damar giriş yerinden tüm işlemler yapılır. Genel anesteziye gerek duyulmaz.

Bu sayfa içeriğini beğendiniz mi? Sosyal medyada paylaşın!